Neler Saklanıyor? Türkiye’den İsrail’e Gönderilen Malların Araştırılmasına Ret: ”Güvenli Bir Yer Kalmadı”

İsrail ordusunun abluka altındaki Gazze Şeridi’ne 7 Ekim’den bu yana düzenlediği saldırılar 48. gününde artarak sürüyor.  Tüm dünyanın gündeminde olan bu konuyu Saadet Partisi Meclis’te gündeme getirdi.

Türkiye’nin İsrail’e gönderdiği malların içeriği ve miktarı ile Gazze’deki durum üzerindeki etkisinin tespitine yönelik araştırma önergesinin dün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesine ilişkin grup önerisi, AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

İsrail Ordusu, bugün de Şifa hastanesini bombaladı ve hastanenin müdürünü tutukladığı açıklandı. Herkesin merak ettiği konuyu Saadet Partisi gündeme getirdi. Türkiye’nin İsrail’e gönderdiği malların içeriği ve miktarı büyük bir gizem taşıyor.

Türkiye’nin İsrail’e gönderdiği malların içeriği ve miktarı ile Gazze’deki durum üzerindeki etkisinin tespitine yönelik araştırma önergesinin dün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesine ilişkin grup önerisi, AK Parti ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Önerinin gerekçesini açıklayan Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, şunları söyledi:

“Ne yazık ki kamu kurumlarının da bu hassasiyete ortak olduğu ve İsrail destekçisi firmaların boykot edildiği bir dönemde, İsrail ile olan ticari ilişkilerin gözden geçirilmemesi, dahası çatışmaların başlangıcından bu yana artan sevkiyat hacmi Türkiye’nin gerekli adımları henüz atmadığını dahası çelişki ve tutarsızlık içinde olduğunu göstermektedir.”

”Türkiye limanlarından kalkan 300’den fazla geminin ve yine sayıları yüzleri bulan kargo uçağının İsrail’e ham petrol, yakıt, gıda, demir-çelik, çimento, tekstil ve benzeri ürünleri taşıdığı bilinmektedir” diyen Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, ”Türkiye Çelik İhracatçıları Birliği’nin ifadelerine göre Türkiye’den giden çeliğin İsrail pazarının yüzde 65’ini oluşturduğu ifade edilmektedir” dedi.

İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Türkiye’de dahil tüm dünyanın 47 gündür insanlığa karşı bir savaşı izlediğine dikkat çekerek, “Katil Netanyahu’nun karşısında hiç kimse hiçbir şey yapamıyor. Gözü dönmüş Netanyahu’nun karşısında güvenli bir yer kalmadı. Birleşmiş Milletler’e ait binalar bile vuruluyor” dedi.

”Birleşmiş Milletler 20’nci yüzyılın ilk yarısında yaşanan savaşları bir daha yaşatmamak için barışa yönelik tehditlerin tekrarlanmasını önlemek için uluslararası barış ve güvenliği korumak ve kollamak için kurulmamış mıydı?’

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*