Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı’ndan Suça Sürüklenen Çocuklar İçin Çağrı
“Cezalandırma Değil, Bütüncül Politikalarla Çözüm Aranmalı”
Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı (TÇYOV), toplumda tartışılan suça sürüklenen çocuklar konusunda yazılı bir açıklama yaparak, şiddetin sadece bireysel değil, aynı zamanda yapısal bir sorun olduğunu vurguladı. Vakıf, son yıllarda artan şiddet olayları ve özellikle akran zorbalığının ölümle sonuçlanması gibi vakaların, çocukların güvenli bir ortamda büyüme hakkının ciddi şekilde ihlal edildiğini gösterdiğini belirtti. Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağatay gibi vakaların, çocukların şiddetin hem mağduru hem de faili olduğu derin sistemsel bir soruna işaret ettiğini ifade etti.
Vakıf, çocukların suça sürüklenmesini önlemenin mümkün olduğunu ve cezalandırma odaklı yaklaşımlar yerine önleyici, bütüncül ve hak temelli politikaların uygulanması gerektiğini vurguladı.
Şiddet Sorunu Sistemsel Bir Yapıya İşaret Ediyor
Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı’nın çalışmaları ve yayımladığı izleme-değerlendirme raporları, çocukların adalet sistemine girmeden desteklenmesinin mümkün olduğunu kanıtlıyor. Vakfın 2024–2025 dönemine ait Gençlik Merkezi Programı İzleme ve Değerlendirme Raporu’na göre, programa katılan risk taşıyan çocukların hiçbirinin program süresince ceza adalet sistemine dâhil olmadığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, çocukların riskli davranışlarında azalma ve psikolojik dayanıklılıklarında artış olduğu raporda belirtilmiştir.
Vakfın çocuk mahpusların eğitim hakkına erişimini izleyen çalışmalarına göre, özgürlüğünden yoksun bırakılan çocukların nitelikli eğitime ulaşamadıkları ve bu durumun çocukların toplumsal hayata yeniden katılımını zorlaştırarak suç riskini artırdığı tespit edilmiştir.
Çözüm: Erken Müdahale ve Çok Paydaşlı Modeller
Vakfa göre, çocuklara yönelik şiddeti azaltmanın yolu; erken uyarı ve önleme mekanizmalarının güçlendirilmesinden geçmektedir. Ailelerle birlikte yürütülen destekleyici çalışmalar, okul ve yerel düzeyde psikososyal hizmetlerin yaygınlaştırılması ve çocukların kendilerini özgürce ifade edebilecekleri güvenli alanlara erişiminin artırılması, etkili çözümler arasında yer almaktadır. Açıklamada, kamuoyu ve karar alıcıların çocuklara yönelik şiddete karşı cezalandırma yerine, çocuk haklarına dayalı ve önleyici bir perspektifle hareket etmeleri gerektiği vurgulanmıştır.
