Arkeologlar, Eski Ahit’te peygamber Hezekiel tarafından “Mısır’ın kalesi” olarak tanımlanan ve “öfke döküleceği” kehanetiyle anılan efsanevi Sin (Pelusium) şehri ile ilişkili büyük bir dini kompleks keşfettiler. Pelusium antik kentinde ortaya çıkan en dikkat çekici yapı, yaklaşık 35 metre çapında devasa bir dairesel havuzdur. M.Ö. 2. yüzyıldan M.S. 6. yüzyıla kadar tam 800 yıl boyunca kesintisiz kullanılan bu havuzun sırrı, içerdiği suyun özelliklerinde yatıyor. Havuzdaki su, Nil çamuruyla harmanlanarak dini ritüeller için özel bir alan haline getirilmiş. Adını Yunanca “çamur” anlamına gelen Pelos kelimesinden alan yerel tanrı Peluzios’a adanan bu merkez, geçmişteki gizemli ibadetlerin izlerini gün yüzüne çıkarıyor.
2019 yılında ilk kez keşfedilen bu kırmızı tuğlalı yapının başlangıçta sivil bir yapı olduğu düşünülse de, son analizler buranın “kutsal bir su kompleksi” olduğunu ortaya koydu. Peygamber Hezekiel’in kitabında geçen “Öfkemi Mısır’ın kalesi olan Sin’in üzerine dökeceğim” ifadesi, tarihçilerin bu bölgeye olan ilgisini artırmıştı. İncil’in erken Yunanca çevirileri, bu antik kalenin Pelusium ile doğrudan ilişkilendirilmesine olanak tanıyor ve arkeologlara göre kutsal metinlerdeki tarifler ile tamamen örtüşüyor. Mısır Turizm ve Antik Eserler Bakanı Şerif Fatiha, bölgenin hâlâ birçok gizem barındırdığını belirterek, kazı alanında sadece bu kompleksin değil, başka önemli buluntuların da ortaya çıktığını ifade etti. Bunlar arasında, 3.000 yıllık gizemli papirüsler -henüz içeriği çözülemeyen 8 nadir belge- ile Hristiyanlığın ilk izlerine dair, 4. yüzyıla tarihlenen antik manastır kalıntıları yer alıyor.